Çanakkale-İzmir 1.Gün( Çanakkale-Geyikli Etabı 62 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 1 ( Canakkale-Geyikli stage 62 km )

Bayram üzeri olması nedeniyle günlerdir bilet bulamamış, alternatif ulaşım şekilleri ve güzergahlar belirlemiştik.
Beklenen 2 koltuk Kamil Koç firmasından bulundu ve hızlıca satın alındı.
Cumartesi 22:40 ta aracın ilk hareket terminalinin Dudullu olduğunu çağrı merkezinden öğrendikten sonra oraya sürmeye karar vermiştik. Kabataş-Bostancı Hızlı feribot Kabataş-Kadıköy yolcu motoruna döndü ve Kadıköy'e geçtik.
Moda-Bostancı sahilinde sürüp gösteri merkezinden yukarı çıkıp Dudullu yönünde pedalladık.
Amacımız olan erken varmayı başardık ve hızla bisikletleri uygun bagaj haline getirdim. Mat ve çadır altlığı ile ve perlonla güzelce sabitledim. Otobüs terminalde hazırdır anonsu yapıldığında hemen gittim ve muavine hiç iş bırakmadan atladım bagajın içine.(Kamil Koç muavini Mustafa Güllü yardımcı oldu gerek bagaj konusunda gerekse yolculuk boyunca otobüs yolcularıyla olan diyalogları standardın üzerindeydi.) Bisikletleri dik pozisyonda bagajın demirlerine perlonla bağlayıp maşa uçlarına duct tape ile karton bantladım. Bisiklete ilk temas edecek bagajlarda bizim çanta ve heybe oldu. Toplam 3 dakikada ağrısız sızısız halloldu. 4. kez bisiklet taşıyorum, hiç bir bagaj problemi yaşamadım ve bu seferki bayram yığılması olmasına rağmen. Çözüm üreten taraf olmak gerek hayatta.
Bu konuda sıkıntı yaşayan arkadaşlara tavsiyelerim şunlar:
Erkenden otobüsün kalkacağı ilk terminale gidin ve bisikletin ön tekerini sökün, gidonu yan çevirin ve bisikletin söktüğümüz tekerini dışta kalacak şekilde bisiklete bağlayın. Pedalları sökmek isteğe bağlı. Bu sebeple yanımda perlon, yardımcı ip ve karabinalar taşıyorum. Bisikletin sivri kalan kısımlarını karton, mat parçaları ile bantlayın ve bisikleti bagaja sabitleyin. (ya da paraya kıyıp bisiklet taşıma çantası alın, hardcase alın hatta)
Otobüs hareket ettiğinde İstanbul'un Anadoluya açılan E5 i kilitti.
Yol boyunca fazla uyuyamadım. Malkara civarında kilometrelerce araç trafiği vardı. Gelibolu-Lapseki arabalı vapurunda gün doğumu fotoğraflamaya çıktım. Yeni aldığım polarize filtreyi denemiş oldum böylelikle.
MSC &sunrise (Photo: Bahadir Elverdi)




Bayram nedeniyle sadece terminallerde yolcu indir-bindir yapmaları nedeniyle Çanakkale otogarda indik.

Loading our bikes at Çanakkale Bus Station (Photo: Ekin Akman)

Yokuş aşağı bir sürüşle Kordon'a indik.
Claasical photo of any bike tours (Photo: Bahadir Elverdi)


Trojan horse (Photo: Bahadir Elverdi)
Nar Simit Evi'nde Emre'nin katılımıyla kahvaltımızı yapıyoruz.
Our breakfast at Nar simit evi (Photo: Bahadir Elverdi)

Son hazırlıklar için Emre'ye geçiyoruz.

Ekin, Emre ve ben (Photo: Bahadir Elverdi)

Kipa'ya uğrayıp sıvı ve birkaç enerjisi yüksek besin takviyesiyle ilk kilometreler devrilmeye başlıyor. Çanakkale çıkışı Güzelyalı tarafında sıkı bir yokuşla karşılıyor bizi. İntepeye doğru ise inletmeye başlıyor.
Inhale-exhale moment through to Intepe (Photo: Bahadir Elverdi)
Ne demiş atalarımız " What goes up must come down ", o sebepten yokuşlar mutluluk verir.

Ready to go down (Photo: Bahadir Elverdi)

Hadi Troia'ya uğrayalım. 

Troia sign (Photo: Bahadir Elverdi)

Yukarıdaki fotoğraftaki sapaktan döner dönmez bir abi bizi durdurdu. Yabancı zannetti doğal olarak. 3 adet bilet almış ama acil dönmesi gerekmiş, 2 tanesini 20 TL'ye vereyim dedi. İlk defa geldiğimizi ve girip girmeyeceğimizi bilmediğimi söyledim.
Güvenin hiçbir hile yok dedi.
İşi şakaya vurarak sizi karaborsa yapıyor diye şikayet edeceğim dedim.
Neyse 3 tane bileti 20 TL karşılığında ve şakalaşarak aldık.
Peki ben ne yaptım. 3. bileti gişeye iade edip 20 TL'mi geri aldım ve  geri kalan 2 biletle Troia'yı gezdik.
Böylelikle 60 TL'lik biletle yurt içi yurt dışı eğitim almış olduğum satış-pazarlama sanatımı konuşturdum.

Trojan Horse Troia (Photo: Bahadir Elverdi)

We are not soldiers we are cyclist open the gate :) (Photo: Bahadir Elverdi)
Being pro-climber is sthg like this. (Photo: Ekin Akman)

History lies there (Photo: Bahadir Elverdi)
A warrior at Troia (Photo: Bahadir Elverdi)
Tired Troian (Photo: Ekin Akman)
Probably I'm the founder of #funyoga (Photo: Ekin Akman)
Rest on history (Photo: Bahadir Elverdi)

Dönüşte Çıplak Köyü'nü unutmuyoruz tabi

It's written "Welcome to the Nude Town"  on the sign so I took off my clothes :) (Photo: Ekin Akman)
Epey oyalandığımız Troia yolundan anayola dönüp biraz pedalladıktan sonra tavsiyelere uyarak Geyikli sapağına dönüyoruz. Yol tek gidiş tek dönüş oturmuş çakıl asfalt ve biraz dar genellikle yol çizgisi üzerinden sürmek durumunda kalıyoruz. Bayram trafiği de işleri biraz zorlaştırıyor.
A break on the road to Geyikli (Photo: Bahadir Elverdi)

We ride on the line to the Geyikli (Photo: Bahadir Elverdi)

Karadut şurubu ile ilk defa burada tanışıyoruz. Efsane lezzet. Sonraki günlerde toplamda 2 litre kadar tüketeceğiz bu buz gibi içecekten.
Ve Geyikli'ye vardık.
We put our bikes next to Pier to Bozcaaada (Photo: Bahadir Elverdi)

I ride with short all the day and I have sunburn and a crankset bite  (Photo: Bahadir Elverdi)

Bisikletleri Bozcaada iskelenin önündeki direğe bağladıktan sonra Geyikli'nin buz gibi vede tertemiz sularına bıraktık kendimizi.
Ülkemin 4 denizinin birçok yerinde, Van Gölü'nde, Kaçkar buzul göllerinde, derelerde, ırmaklarda yüzmüş biri olarak Geyikli'nin denizini şimdilik 1 numaraya yerleştiriyorum.
Eski iskeleye doğru sürüp Taşkonak'ta açlığımızı bastırıyoruz. 1 urfa garnitürlü + 1 tavuk şiş garnitürlü +2 mercimek çorba +1 salata+maden suyu ve su, toplamda 40 TL.
Hava kararmadan  kamp yeri bakıyoruz. Halk plajının orada çadırımızı kuruyoruz. Sivrisinekler müthiş saldırgan.
Sunset at Geyikli (Photo: Bahadir Elverdi)
Sunset at Geyikli (Photo: Bahadir Elverdi)


MSR Whisperlite, beautiful blue flame (Photo: Bahadir Elverdi)
Çadırımızı kumun üzerine kuruyoruz.
Kumsallarda yapılan kamplarda çadırı sabitlemek bir sorundur. Çadır kazıklarınız kumda işe yaramaz. Etrafta bulduğum çıta parçalarıyla gerdirme işini yapıyorum. Daha öncede bahsettiğim gibi çadırımız free standing olmadığı için mutlaka kazık kullanmamız gerekli aksi taktirde bivak gibi kullanmak gerekiyor. Bisikletler de kullanılabilir. Her zaman yanınızda fazladan 10 m  yardımcı ip olsun. Ekstra gerdirme, çamaşır asma gibi durumlarda çok işe yarıyor.
Bugün katettiğimiz yolun toplamı 62 km civarı ve haritası aşağıda.
First day ride map
Notes:
The route started from Canakkale.Ask for KİPA (supermarket )then take the road that passed in front of the market.Few kilometers later first steep hill climb will start.At the top of Güzelyalı there is a good view of Canakkale.Then through the Intepe there is second hill climbing is waiting for you.The road has safety lane and good tarmac.To Troia the road is gravel and narrow.To Geyikli the road is gravel and not steep. You have to ride on the line.Not much space on the side.There are towns on the way so you can buy water etc. cold from the small shops.This route is totally 62 km and worth to jump to the sea at Geyikli.The sea is cold and very clear.I put Geyikli sea to the top of my list even ı swam all surrounding seas of Turkey including ice lakes at Kaçkar Mountains, biggest lake Van, rivers etc.You have chance to pass Bozcaada.There are ferries every half an hour to the island till 24:00.You have to pay one ticket for your bicycle.They told me that you dont need to pay for returning to Geyikli from the island.There is a public beach at the old pier which you can camp free.You can put your tent on sand .Close to the morning there will be wind.If it's not windy protect yourself from mosquitos.Sunset at Geyikli is very good.

Canakkale-Izmir 2.gün / day 2