Çanakkale-İzmir 3.Gün( Küçükkuyu-Ayvalık Etabı 79 km ) / Canakkale-Izmir Route Day 3 (Kucukkuyu-Ayvalik stage 79 km )

Çadırı ağaç altına kurmanın faydasını görüyoruz. Sabah güneşi saat alarmı gibi rahatsız etmiyor böylelikle.
Gece geç saatte geldiğimiz için kamp yerini gündüz gözüyle görebiliyoruz.

Zeus Camp and our tent (Photo: Bahadir Elverdi )
Kahve ve çay içmek, sabah denize girmenin yanında insanı kendine getirme yöntemi olarak cılız kalıyor.

(Photo: Bahadir Elverdi )


Çadırı hızlıca topluyorum.


Tent picking up from Bahadir Elverdi on Vimeo.

Marina / Balıkçı barınağına kahvaltı etmeye gidiyoruz. Marinaya gelmeden deniz kenarında 2 adet küçük ve güzel kamping görüyoruz. Büyük çadırların ve araçların olmadığı konaklamaya daha uygun yerler. Neyse seneye motorla geldiğimizde artık.

South entrance of the marine/ fishermans pier (Photo: Bahadir Elverdi )

Refugee monument in the pier (Photo: Bahadir Elverdi )

Liman içindeki Cengizhan kafede kahvaltı yapıyoruz. Aynı zamanda küçük bir otel burası.1 serpme kahvaltı (iki kişiyi doyuran bol malzeme) + 1 menemen + 4 adet duble çay toplam 27 TL.

Breakfast at Cengizhan Kafe in Kucukkuyu marina (Photo: Bahadir Elverdi )

Servisi yapan Mine aklı başında ve çalışkan bir genç kız, müşteri ile olan diyaloğu çılgınca. Üst parayı bahşiş bıraktığımda:
-Abi siz bisikletle geziyorsunuz size daha çok lazım, olgunluğu gösterecek kadar da tertemiz bir insan.
-Olsun Mine biz seni çok sevdik lütfen kabul et.
-Benim için de gezin. Ben yaz kış çalışıyorum.
-Üzülme bahşişleri biriktir, ileride sende gezersin.
Liman içindeki mekanlar epey kalabalık bayramında etkisiyle. Herkes ailecek kahvaltı ediyor.
Yanımıza yaklaşan ve 50 yıldır Hollanda'da yaşayan beyle 10 dakika kadar toplum mantalitesi, mantık, macera üzerine sohbet ediyoruz.
-Amsterdam'da bisiklet yoluna araç bırakırsan arka camını patlatırlar, diyor.

Liman ucuna gidip biraz fotoğraf çekmek istiyorum.

Cool place to do some yoga (Photo: Bahadir Elverdi )

Yoga Pier  (Photo: Bahadir Elverdi )

                                             Revolved Triangle Pose (Photo: Bahadir Elverdi )
La la la la la (Photo: Bahadir Elverdi )

Ready to go (Photo: Bahadir Elverdi )


Artık yola koyulmanın vakti geldi diyoruz ve başlıyoruz pedal basmaya. Bugünkü rotamızı Küçükkuyu'dan çıkıp Edremit Körfezini dönmek olarak düşündük.
Kısa sürede Balıkesir il sınırına geliyoruz.

Canakkale-Balikesir city border (Photo: Bahadir Elverdi )
Altınoluk'ta verdiğimiz yüzme molası denizkestanesinin dikenleri nedeniyle kısa bir yemek molasına dönüşüyor.
Toparlanıp Akçay'a doğru devam ediyoruz. Yol güzel, sürüş rahat. Meydana ulaştığımızda biraz oturup el, yüz yıkıyoruz.

Road is good to ride to Akçay (Photo: Ekin Akman )


Akçay city center. Sarikiz monument (Photo: Bahadir Elverdi )
Zeyyat lokantasında zeytinyağlı tabağa (9 çeşit otla yapılan o leziz şey) ve iki tabak karışık yemeğe 18 TL veriyoruz. Şehir içinde dolmuş yolu trafiği vardı.
Denize girmek istedik fakat epey kalabalıktı ve denizle bisiklet parkı arası uzak olduğundan erteledik.
Edremit yolundan değilde sahilden Burhaniye'ye devam etmeye karar verdik. Yol çizgisiz ve tek gidiş-geliş olduğu için dar. Zaman zaman araçlara durup yol vermek durumunda kaldık. Ama sürüşü epey keyifli bir yoldu.

shore road between Akcay-Burhaniye. Cool (Photo: Bahadir Elverdi )
We are close to Burhaniye (Photo: Bahadir Elverdi )
Geyikli'den bu yana hemen neredeyse her gördüğümüzde içtiğimiz buzz gibi karadut suyuna burada da hayır diyemiyoruz ve hemen iki bardak indiriyoruz mideye.

Cold black mulberry juice. Recommended (Photo: Bahadir Elverdi )
Burhaniye'de denize girmeyi başaramadık kalabalık nedeniyle.
Şehir merkezinden Ayvalık yönüne çıkmak biraz karışık. Navigasyona ihtiyaç duyduk. Saatimiz 19:00 gösterdiğinde Burhaniyede idik. Ayvalık'a devam edelim mi, etmeyelim mi?
Yol uygun bir kaç sıkıntı yaratmayan yokuş varmış önümüzde. Emniyet şeridi geniş ve her zamanki gibi kırılmış cam şişe parçalarıyla dolu. İşin ironik tarafı içtiği şeyin cam şişesini dışarı fırlatan insanların kendi evlerinde ciddi hijyen takıntıları olması. Biraz dağınık biriyim ama bırak dışarı çöp atmayı evde ayrıştırıp çöpe atan biriyim. İnsan gerçekten hayret ediyor.
Her neyse yapar mıyız -yaparız deyip sırtımızı geçmişte üstesinden geldiğimiz zorlukların sağladığı tecrübeye dayayıp tekeri döndürmeye başlıyoruz ilk tatlı yokuşta.
Tadımca ve kuru üzümlü karışık çerezlerden yedikten sonra tabi ki.
Leaving Burhaniye (Photo: Bahadir Elverdi )

Yüksek kadans ve kısa molalarla hava kararmadan varmaya çalışıyoruz Ayvalık'a.

It's getting dark and windy close to Ayvalik (Photo: Bahadir Elverdi )
Bu tabelayı görmek güzel. Bu moladan sonra tüm aydınlatma donanımlarını yakarak Ayvalık'a sapıyoruz.


It's time to use all lighting eqp. (Photo: Ekin Akman)
Sapaktan itibaren yol iyi değil. Darlık ve emniyet şeridi olmaması ve havanın kararmış olması tedirgin edici.
Kısa süre sonra merkeze varıyoruz. "Ayvalık Kamping"i telefonla arayarak yol tarifi istiyoruz.Düzgün bir yol tarifiyle şehir merkez trafiğini geçerek kampingi buluyoruz. Epey büyük ve kalabalık. Çadır alanını seçiyoruz ve yığılıyoruz. Kendi çadırında konaklamanın geceliği iki kişi 30 TL, ekstra her hişi için 10'ar TL daha. Kahvaltı tabağı 15 TL.
Yorulduk açıkçası. Yüzme, bisiklet sürme şeklinde geldik bugün. İki tane yabancı bisikletli ile ayak üstü kısa sohbet ediyoruz. Önce Filiz sebzeli makarna 250 gr pişirip üzerine barbunya pilaki ile nefis akşam yemeği ve üzerine Earl Grey tükettikten sonra çadırı kuruyorum. Dağcılık yapanlar bilir. Makarna suyunu süzmeye gerek kalmayacak miktarda koyabiliyorsan hayırlı olsun, iyi bir kampçıda olması gereken kamp mutfağı becerilerin gelişiyor ve iyi bir kampçı olma yolundasın. Kampçılıkla ilgili detaylı yazılar ilerleyen zamanlarda.
Çamaşır ipimizi de iki çam ağacı arasına  gererek kıyafetleri havalandırıyoruz.
Uyku yavaşça esir alıyor bizi.
Vızzzz vııızzı zızızıızı vııızzz.
Bilenler bilir sivrisinek dilinde bu cümle şu anlama gelir. Ölüm beni çağırıyor.
Vızzz vızzz çat.
Yeniden uykunun kollarındayız.

Ekin'in Notu: Biz değil, sen. Zira ben daha uyuyalı bir saat bile olmamışken, onlarca sinek ısırığı ile uyanıyorum. Sinekler hep beni ısırdığı için, Bahadır tabi ki rahat rahat uyuyor. 

Sağlam yorulmuşuz ki fotoğraf bile çekmemişim.

Day 3 Kucukkuyu to Ayvalik 79 km
Notes:
We woke up and jump to the water in front of our camping.Then picked up our tent and went to marina to have breakfast.Cengizhan cafe next to the monument is good and cheap also.Mine is a great girl.After having breakfast we ride to lighthouse of the pier and took some yoga photos.Ride through Altinoluk and swam there.Road is good and has enough safetl lane.But be carefull about broken bottle pieces at the lane.Akçay is good to have a break.There is a good restaurant which name is Zeyyat for vegeterian stuff behind the ppolice station.We take the shore road to Burhaniye.It's narrow and traffic was problem.But really cool to ride.Don't forget to drink cold mulberry juice on the road.We decided to continue to Ayvalik.Road has few steep parts but asphalt is good.Last part of the road we have to ride in the dark and wind.After the turnout to Ayvalik road is narrow for 4-5km.We camp at Ayvalik Camping which is huge in the forest and near the sea.30 TL per night and 15 TL for breakfast plate.

Canakkale-Izmir-4gun dinlenme / day 4 (rest day)